27 Nisan 2013 Cumartesi

Direkler izin vermedi !!!

Hiç yorum yok:


Benfica’da cezalı oyuncular olduğu için Jorge Jesus’un değişiklik yapması bekleniyordu. Cezalı olan Enzo Perez, Almeida ve takımın kaptanı olan Luisao’nun sakatlığı sonrası farklı 11 bekleniyordu.. Avrupa Ligindeki maçların en kilit ismi olan Perez’in yokluğunda Gomes ve sağ bekte Maxi görev aldı. En büyük sürpriz benim için Aimar’dı. O Jogo da Aimar ismini görünce çok şaşırdım bu sezon neredeyse oynamayan El Mago yarı finalde ilk 11’de çıktı...

Fenerbahçe klasik 11 ile her zamanki gibi sahadaydı...

Gelelim maça Fenerbahçe belki de Mönchengladbach maçından sonra oynadığı en iyi maçtı. Bana göre hem hücum anlamında hem taktik hem takım savunması adına mükemmel bir takım vardı. Sahadaki bütün oyuncular görevlerini eksiksiz yerine getirdi ilk yaridaki Cristian hariç. Cardozo’nun tek santrafor oynadığı Benfica’da Egemen FB formasıyla oynadığı en iyi maçıydı. Cardozo’yu hem etkisiz hale getirip hem fiziksel üstünlük kurarak Benfica’nın bütün hücum planlarını suya düşürdü. Kontra atak ve kapacakları toplarla hızlı şekilde hücuma çıkmayı planlayan Jesus yanıldı. Ziegler FB’deki en iyi maçını oynadı. Sow’un savunma anlamında etkisizliğine rağmen bindirdi ön alanda müthişti.

Gelelim Gökhan Gönül’e Melgarejo’nun olduğu kanadı tek başına durdurdu diyebiliriz (yaptırdığı penaltı örnek). Kuyt ve Gokhan, sol tarafı en yumuşak karnı olan Benfica’nın zaaflarını cok iyi degerlendirdi. Ola John’un tecrübesizliği de eklenince orayı kusursuz işledik... Volkan’ın inanılmaz konsantrasyonu; Yobo-Egemen’in kusursuz uyumu 0 risk ve basit oynaması ve dikkatli oluşu, Meireles’in seken topları alması ve inanılmaz sogukkanlılığı, Topal’ın Yobo-Egemen’e yakın oynayıp orta alanı kaplaması olunca ve önde basıp, bol bol pas yapıp rakibi hataya zorlayınca Benfica’nın defoları ortaya çıktı.

Savunmadan pas ile çıkmayı hep tercih eden Benfica savunmasını sürekli rahatsız ederek bozduk. Matic’in orta sahadaki etkisizligi + Gomes’in yetersiz oluşu kontrolü bize geçirdi.
Webo ve Sow’un sürekli hareket halinde alan değistirmeleri Jardel -tam saatli bomba zaten- üzerinden bol bol tehlike yarattık...

Maçın ilk 5 dakikası hariç ve son 10 dakika’yı çıkarınca 75 dakika domine ettiğimiz bir maç oldu. Bu sezon Barcelona ve Celtic maçlarında yenilmesine rağmen oyun olarak ezilmeyen Benfica’yı dün Fenerbahçe resmen sildi...


Şimdi asıl soru Benfica mı kötü oynadı Fenerbahçe mi çok iyi oynadı? Bence Fenerbahçe’nin mükemmel oyunu, önde basmayı seven ve savunmasındaki problemlere rağmen hep 3. bölgede olan Benfica bu sezon oynadığı en ters takımla karşılaşınca bocaladı. Porto’nun bile başaramadığını Fenerbahçe başardı. Hep savunduğum bir tez vardır eğer Gökhan Gönül sahada varsa, iyi oynarsa hücum gücümüz ciddi şekilde artıyor. Özellikle ilk 45 dakikada harika oynayan Gökhan bence maçın gizli kahramanıydı. Yaptığı şok preslerle hızlı çıkışları ve kaptığı sayısız toplarla çok büyük katkı yaptı Topal ve Ziegler ile birlikte... Topal’ın bu takımda ne kadar önemli olduğunu görmüş olduk (Gençlerbirliği maçında eksikliği hissedildi). Kaçan penaltı ve direkten dönen toplar… Kısaca Fenerbahce Benfica’yı sahadan sildi. Benfica Top rakipteyken sıradan hale gelen bir takım. Aykut Hoca’nın bunları iyi analiz ettiği belli.

Meireles’in sakatlığı Webo ve Topal’ın cezalı olmaları büyük sorun. Kadiköy’de gol yememek çok önemliydi, bu çok büyük artı, rövanşta yapmamız gereken tek şey bir gol atmak, çok iyi takım savunması yapmak ve disiplinli kalmak…





Devamını Oku »

25 Nisan 2013 Perşembe

Tarihi bir maç..

Hiç yorum yok:
Bizler bugün oynanacak olan yarı final maçına tanıklık edeceğimiz için çok şanslıyız..Kupa gelir, gelmez, orasını bilemem ama yarı finalde olmak, başlı başına bir tarihi başarıdır..Herkes de heyecan, kafada farklı düşünceler var..Geçen haftaya kadar Armsterdam'ı dilinden düşürmeyen taraftar, Gençlerbirliği mağlubiyetinden sonra karalar bağladı..Lig de farklı, Avrupa'da farklı oynayan bir takım seyrediyoruz bu sezon..Yarın nasıl oynayacağımızı az çok kestiriyoruz ancak taraftarın tepkisini kestiremiyoruz...Son düdük çalana kadar destek bitmemeli, oyunculara coşkumuzu, heyecanımızı hissettirmeliyiz..

Aykut hoca, Benfica'nın daha atak ve maça daha hızlı başlayacağını söyledi..Muhtemelen de öyle olacak..Eğer bu oyunu oynadıkları dakikalarda golü bulurlarsa, morallari bozmamak gerek..

Yarın ki maç için takıma ve hocaya güven tam..! İstediğimizi alıcaz ve Portekiz'e turu geçmiş bir şekilde gidicez inşallah! Yarın bu saatlerde yüzümüzün gülmesi dileğiyle...
Devamını Oku »

24 Nisan 2013 Çarşamba

Jupp Heynckes, Bayern Münih, Pep Guardiola Üçgeni

Hiç yorum yok:
Jupp Heynckes kimdir?




Jupp Heynckes 9 Mayıs 1945'te Almanya'da doğdu. 63-78 yıllarında Borussia Mönchengladbach ve Hannover 96'da oynadı. Bugüne kadar çalıştırdığı takımlar: B. Mönchengladbach, Bayern Münich, Atletic Bilbao, E. Frankfurt, Tenerife, Real Madrid, Benfica, Atletic Bilbao, Schalke 04, B. Mönchengladbach, Bayern Münich, Bayer Leverkusen ve halen görevini sürdürdüğü Bayern Münich...

Bavyera ekibini çalıştıran deneyimli kurt adam sezonun bitmesine 6 hafta kala takımı şampiyon yaptı. Şampiyonlar Ligi'nde de yoluna dolu dizgin devam ediyor. Yarı final ilk maçında Barcelona'yı 4-0'la ezen panzerler rövanş öncesi avantajlı konuma geçtiler. 2012-13 senesinde 3 kulvarda da yoluna devam eden Bayern Münich, Almanya Kupası'nda finali Stuttgart ile oynayacak.

Bayern Münich geçen sene ligde şampiyonluğu Dortmund'a kaptırmasına karşın Şampiyonlar Ligi'nde başarılı bir sezon geçirdi. Kupada finale kadar yükselen Bayern, uzatma dakikalarında Robben'in ayağından bir penaltıdan yararlanamayınca maç penaltılara gitmiş ve penaltılar sonunda şampiyonluk Chelsea'ye kaptırılmıştı.


Bavyera ekibi bu kadar başarılı bir sezon geçirmesine karşın yola Pep Guardiola ile devam edileceğini açıklanmıştı. Ayrıca yönetim kurulu Heynckes'in sezon sonu emekli olacağını açıkladı. Heynckes ise "Yaşım 68 oldu, emeklilik yaşım çoktan geldi, sezon sonu kariyerimi noktalamak istiyorum." şeklinde açıklamada bulundu.

Kulübün Pep'i ve Heynckes'in emekli olacağı açıklanmasına rağmen o günlerde Heynckes'in adı Schalke 04 ve Chelsea ile anıldı. Sezon sonu geldiğinde Heynckes emekli mi olacak yoksa başka takım mı çalıştıracak onu zaman gösterecek...

Yeni sezonda Bayern'i çalıştıracak Pep daha önce EPL'de bir takım çalıştırmak istediğini açıklayınca gözler Chelsea ve Manchester City'e çevrildi. Fakat sürpriz bir şekilde Bayern'in yeni teknik direktörü olduğu açıklanmıştı. Pep önümüzdeki sezondan itibaren 2016 yılının Haziran ayına kadar geçerli olan sözleşmeye imza attı.

Pep teknik direktörlük olarak ilk deneyimini 37 yaşında başına geçtiği Barcelona'da yaşadı. Bu süre içerisinde Barcelona ile 14 kupa kazandı. Göreve geldiği ilk sene yarıştığı 6 kulvarda da kupa kazanarak bir rekora imza atmış oldu. (UEFA Şampiyonlar Ligi, LA Liga, İspanya Kral Kupası, İspanya Süper Kupası, UEFA Süper Kupa, FİFA Dünya Kulüpler Kupası)



Heynckes ve Pep Guardiola'nın sistemleri uyguladıkları taktikler bakımından farklılık gösteriyor. Heynckes 4-2-3-1 uygularken Pep Guardiola -Barcelona'nın başına geçtiğinde oturmuş sistem- 4-3-3 sistemini uyguluyor. Barcelona bu sistemde pas organizasyonuyla rakibi -hatta bazen izleyiciyi- yoruyor. Bu pas organizasyonlarında isabetli ayaklar Xavi, Sergio ve İniesta başrol oynuyor. Pep'in geliştirdiği bu sistemin temelinde rakibe top göstermeden, bol pas ile yavaş yavaş rakip kaleye ilerleme yatıyordu. Barcelona'nın attığı gollerin çoğu ceza sahası içerisinden. Golü bile pasla atıyorlar neredeyse. Pep ayrıldığından beri Barcelona, uzaktan şutları daha fazla atmaya başladı gibi. Tito, Pep'e göre daha az pas yapan bir takım oluşturdu.

Gelelim Heynckes'in taktiğine... Heynckes'in taktiğinin temelinde hızlı kontra atak yatıyor. Oluşturduğu takım şuan da Dünya futbolundaki sayılı hızlı kontra yapan takımlardan. Takım savunma yaparken defans hattı resimdeki gibidir. Atağa çıkarken ise sağdan Lahm, soldan da Alaba ileri bindirir ve orta saha görevi üstlenirler. Yani defanstayken 4-2 defans hattı atağa çıkınca 2-4 şeklini alır. Bayern tükenmek bilmeyen bir enerjiye sahip. Bunu aldıkları sonuçlardan ve gole doymamalarından anlayabiliriz. 90 dakika aynı enerjiyle rakibe saldırıyorlar, durmak bilmiyorlar.

Jupp Heynckes'ten muhteşem ve oturmuş sistemli bir takım alacak olan Pep Guardiola'nın Bayern'de neler yapacağı merak konusu...

Devamını Oku »

23 Nisan 2013 Salı

Nobre-Bobo buluşması

Hiç yorum yok:

Götze'nin Münih'e transferi konuşulurken, ligimizde Kayserispor'un kaderini değiştirecek bir transfer gerçekleşti. Küme düştüğü kesinleşen Mersin'in golcüsü Nobre, Kayserispor'a transfer oldu. Kayserispor'da Bobo'nun bulunması, Nobre'nin hem lehine hem aleyhine.

Birbirini tanıyan iki golcü, Kayserispor'da hedefi yükseltir ve bu ikili minimum 25 gol atar. Bobo zaten mevcut kadro ile şuana kadar 15 gol atmış durumda. Nobre ise bu ligin en iyi golcülerinden biri. Mersin'i ligde tutmak için uğraştı ancak başaramadı. Sezonun ortasında ve geçen sezon Fenerbahçe'ye döneceği haberleri vardı ancak şartlar uymayınca gerçekleşmedi transfer.

Kayseri'nin bu sezon ki sisteminde yedek de kalabilir, 11'de Bobo ile birlikte de görev alabilir. Bazı maçlarda aynı anda sahada olacaklardır muhtemelen. Nobre ise formunda olduğu zaman Kayserispor'a çok kritik puanlar kazandıracaktır.

Devamını Oku »

İlk defa Barcelona favori değil..

Hiç yorum yok:
  Barcelona'nın 5 sezon önce yendiği Bayern Münih ile bu sezonki Bayern Münih arasında çok fark var. O zaman Pep'in Barcelona'da geçireceği başarılarla dolu 4 sezonun başlangıcıydı. Şimdi ise Barça'nın başında Pep'in yardımcısı Tito var ve Barcelona'da bazı şeyler hala aynı..Bayern Münih ise bu sezon bazılarına göre, tarihinin en iyi sezonunu geçiriyor Heynckes'in önderliğinde..Bu sezon Avrupa'da en iyi hücum yapan takımlardan biri, en iyi hücum oyuncularına sahip bir takım Münih.

  Barcelona, Bayern Münih'e karşı favori olarak gösterilmiyor. Uzun bir süreden sonra Barça, ilk defa bir maçta favori değil. Bu cümleyi 2-3 sene önce duymuş olsaydık, "bas git, dalga geçme benle" derdik, karşımızdaki insana..Şimdi ise normal karşılanıyor, çünkü karşılarında bu sezon bol bol gol atan bir Bayern Münih var. Sammer geldikten sonra şahlanan Bayern Münih, şuan Avrupa'da her takımdan daha üstün gösteriliyor ve Şampiyonlar Ligi kupasını alamazlarsa, başarısızlık sayılacak.

Devamını Oku »

Türk Futbolunun en büyük hocası Yılmaz Vural..

Hiç yorum yok:

Yılmaz Vural, her zaman büyük takımlardan birini çalıştırmak istediğini dile getiriyor ve bunu söylemekten hiçbir zaman çekinmiyor..Bu isteği bir günlüğüne de olsa gerçekleşmişti bir zamanlar..Gece anlaştığı Fenerbahçe'den sabah kovulduğunu söylemişti katıldığı bir programda..

Küme düşmemek için mücadele eden her  takımın ilk olarak teklif götürdüğü bir teknik adam kendisi. Basında yaptğı hareketler ve açıklamaları ile konuşulan Yılmaz hocanın takımlarında oynattığı oyun ve sistem her zaman eleştirildi..

Türk futbolunun en tecrübeli, en mantıklı konuşan teknik direktörlerinden biri olan Yılmaz Vural, zaman zaman Türk futbolunun yaşadığı sıkıntıları da belirtiyor ancak kendisini ciddiye alanlar olmadığı için, hemen unutuluyor. Ancak bir oyuncuyu övdüğünde ya da bir teknik adama laf attığı zaman hiçbir zaman unutulmayan sözleri var.

Son olarak Radyospor'a konuşan Yılmaz hoca açıklamalarında, Türk futbolunu ve Federasyonun şuan ki sistemini eleştiriyor ancak bu açıklamalarından önce "Drogba at gibi koşuyor" diye bir ifadesi var. Türk futbolunu eleştirdiği sözleri önemsenmeyecek bu açıklamasından dolayı belki..Yine de sıkıntıları dile getirmekten kaçınmamış ve bunu açık açık dile getirmiş..Futbolla bağlarını kopardıktan sonra, değeri anlaşılacak bir hoca..Ne de olsa bizim milletimiz, bir şeyin değerini kaybettikten sonra anlıyor.
Devamını Oku »

Akhisarspor & Ankaragücü

Hiç yorum yok:
Teknik direktör Mustafa Kaplan'ın
galibiyet sevinci
Akhisarspor Süper Lig'de, Ankaragücü PTT 1. Lig'de direniyor. Akhisarspor'un Gekas'ı olduğu için şanslılar ve ligde kalmayı başardılar diyebiliriz..Ankaragücü'nün gerek kadro, gerek maddi açıdan ligde kalması oldukça zor ama oyuncular terlerinin son damlasına kadar mücadele ediyorlar. Bu akşam Boluspor'u 10 kişi kalmalarına rağmen 1-0 yendiler ve Oğuz hocayı görevinden ettiler.

Yarın nelerle karşılacağı belli olmayan takımda inanç ve takımdaşlık olduğu için belki de buraya kadar geldiler. Sezon sonu birkaç futbolcu ile de yollarını ayırmaları muhtemel olan takım, bu şartlar altında şuanki noktaya kadar gelmiş durumda. Alınan galibiyetler, birlik ve beraberlik, buraya kadar gelmeleri alkışlanacak bir olay..
Devamını Oku »

21 Nisan 2013 Pazar

Akhisarspor ve Fanis Gekas

Hiç yorum yok:

 Fanis Gekas, Samsunspor ile Türkiye'ye merhaba dedi..Samsunspor'un bu transferi açıklandığında, birçoğumuz "küme düşme yolunda olan Samsun, kötü transferlerine devam ediyor", "Gekas'ta kim ya ? 31 yaşındaki adamdan ne bekleniyor ?" gibisinden sözler söylemişizdir..İkinci yarıda katıldığı Samsunspor'a bomba gibi giriş yapan Gekas, attığı goller ile kendini bizlere tanıtıyordu. Oynadığı oyun ve forma giydiği 11 maçta 8 gol atarak, Samsunspor'un kümede kalma umutlarını son haftaya kadar taşıyan Gekas'ın onca çabasına rağmen takım küme düşüyordu. Takımın küme düşmesinden sonra, Samsunspor ile yollarını ayıran Gekas, İspanya ligi ekiplerinden Levante'ye transfer olmuştu. İspanya'da geçirdiği ilk yarıda, süre aldığı 8 maçta gol atamayan Gekas, ara transfer döneminde takımdan ayrılıyor, yine ligimize dönüyordu.


  Akhisarspor ile anlaştığında kendini tanıyan Türk futbolseverler, "Akhisarspor yaptığı transfer ile ligde kalmayı garantiledi" biçiminde yorumlar yapıyordu. Akhisarspor forması altında ilk maçına Kayseri deplasmanında çıkan Gekas, Akigolarda ki ilk golünü de atıyordu. Akigolar ilk yarıda oynadıkları oyun ile birçok kişinin sempatisini kazanmıştı, Gekas transferi ile bu sayı daha da artıyordu. Gelinen nokta da kimse Akigoların ligden düşmesini istemiyor, hatta alınan Beşiktaş galibiyetiyle ligden düşmeyecekleri garantilendi yorumları yapılıyor. Gekas ise Akigoların forması altında çıktığı 11 maçta 10 gol attı. Samsunspor forması altında çıktığı 11 maçta 8 golde kalan Gekas, bu sezon biraz daha formda gözüküyor. Attığı gollerle takımına 19 puanlık bir katkı sağlayan gol tanrısı Gekas, 2. yarıda ligde en çok gol atan 3. oyuncu konumunda. Beşiktaş'ın sezon öncesi transferi Olcay'ın attığı gol kadar gol atan Gekas, gol tanrısı lakabının hakkını sonuna kadar veriyor.

Son sözü ise sosyal medyada yazılan bir söz ile koyalım.."Gekas yüksek bonservisle transfer olan santraforlara 1980 yılında tepki olarak doğdu." 

İyi ki varsın Gekas! Gekas transferini yaptığın için teşekkürler Akhisarspor!



Devamını Oku »

18 Nisan 2013 Perşembe

Fenerbahçe Olmadan Hayat Çekilmez!

Hiç yorum yok:


İlk kez bloga bir beste koyuyorum..Yine duygulara tercüman, yine müthiş beste..Yapanların ellerine, ağızlarına sağlık...

Sözleri şöyle:
Bir seni sevmiştim yalan dünyada, 
Döktüğüm göz yaşı uğruna feda,
En güzel aşkları yaşadım ama,
Şampiyon görmeden girmem girmem toprağa,

Arasam dünyayı eşin bulunmaz,

Öyle bir sevdasın paha biçilmez,
Lacivert olmadan sarı sevilmez,
Fenerbahçe olmadan hayat çekilmez.
Devamını Oku »

17 Nisan 2013 Çarşamba

Rakip: BENFİCA

1 yorum:



Avrupa ligi yarı finalinde rakibimiz olan Benfica’yı gelin hep beraber yakından tanıyalım…
                                                


Portekiz futbolunun en büyük iki kulübünden biri olan Benfica geçmişi ve başarılarıyla dikkat çekiyor... ‘Efsane başkan’ diye haykırılan Luis Filipe Vieira ile gözü kara ve çalışkanlığı ve cesurluğu ile bilinen Jorge Jesus ise teknik direktörlüklerini yapmaktadır. 2009‘dan beri 65 bin kapasiteli Estadio da Luz stadı ve ateşli taraftar olarak adlandırılan SerBenfiquistas grubu yaptığı koreografi ve maç öncesi tribün şovu ve kulübün simgesi olan kartal uçurmaları ile bilinir dikkat çeker...


Kadrosunda 26 futbolcu bulunduran Benfica da oyuncular su şekilde;

Kaleci; Artur , Mika , Paulo Lopes
Savunma; Luisao, Garay, Maxi Pereira, Melgarejo, Jardel, Roderick, Luisinho, Miguel Vitor
Orta Saha; Aimar, Carlos Martins, Salvio, Gaitan, Matic, Urretaviscaya, Andre Almeida, Enzo Perez, Andre Gomes
Forvet; Cardozo, Lima, Ola John, Rodrigo, Kardec, Michel

Takımın kaptanlığını Luisao yapmaktadır. Bir Benfica efsanesi olarak görülen oyuncunun lakabı O Patrao -yani patron- liderlik, inisiyatif aldığı için... Takımın bir diğer çok tecrübeli oyuncusu Arjantinli Pablo Aimar aynı zamanda 2. kaptan olan El Mago lakaplı oyuncu Benfica’nin çok önemli parçalarından biri. Takımdaki diğer önemli oyuncular Maxi Pereira, Garay, Cardozo, Matic, Lima, Gaitan, Salvio takımın iskeletini oluşturan ve takımı taşıyan diğer isimler...

Geçen sene takımda başarılı olmuş oyuncuların, orta sahanın en önemli iki yıldızı olan Witsel, Javi Garcia’nın satılması, Nolito-Saviola’nın gidişleriyle ve Carlos Martins’in oğlunun kanser olmasıyla ve futboldan uzaklaşan oyuncularının yerlerinin dolmaması ile Jesus ve yönetim arasında gerginliklerle başlamış oldu, nitekim de Şampiyonlar liginden ilk turda elenen ve ligde puan kayıpları ile başlayan Benfica’da işler hiç iyi gitmiyordu. Ligin ilk yarısını kabus gibi geçiren Benfica'lı taraftarlar hem yönetime hem de teknik direktöre homurdanmaya başlamıştı...

Ligin ikinci yarısına fırtına gibi giren ve üst üste galibiyet serileri ile başlayan ve hem Avrupa Ligi’nde ve hem kupada yoluna kayıpsız giden Benfica adeta yeniden doğmuş gibiydi. Leverkusen, Bordeaux, Newcastle gibi takımları eleyen Benfica'da her şey yoluna gitmişti ligde de beraberlik dahi zor gören ve Porto’ya 4 puan fark atan takım için her şey çok iyi gidiyor... 3 kulvarda toplam 58 maçta 41 galibiyet 14 beraberlik ve sadece 3 yenilgi alarak devam ediyorlar. Bu 58 maçta attıkları 135 golle Avrupa’nın en önde gelen hücum takımlarından biri oldular.



Gollerin yarısından çoğu forvet hattı tarafından atılırken Cardozo, Lima, Rodrigo, Gaitan büyük pay sahibi... Takımın bu sezon en önemli oyuncusu kesinlikle Matic savunma ve hücum hattı bağlantısını kuran ve yanındaki Perez, Gomez, Gaitan ile değişmeli oynasa da orta sahada genelde tek kalıyor. Takımda en çok pas alan ve veren, en çok ikili mücadele kazanan ve attığı uzaktan gollerle Benfica sisteminin en önemli parçası bu seneki.

Jorge Jesus’un vazgeçilmez 4-3-3 ünü sahaya çok iyi yansıtan bir takım, rakibe göre değil kendine göre oynayan Benfica hücumda inanılmaz şekilde kolay gol atan bir takım haline geldi. Pas oyunundan çok kanat atakları ve duran toplardaki varyasyonları, verkaç-duvar paslaşmaları ile hücumda inanılmaz bir zenginlik yaratıyorlar. Savunma hattını orta sahada kuran ve stoperlerin ayağa pastan çok dikine kanatlara uzun toplarla oyun başlatan bir takım, orta sahadaki zafiyetlerini ve takım savunmasındaki arızaları örtmek için Luisao ya da Garay, Matic ile çok yakın oynuyor. Savunması ağır olan ve devşirme bir sol bek olan Melgarejo’nun yaptığı kademe ve hatalar pahalıya patlayabiliyor gecen sezon bekten çok açıkta ve kanatta oynayan Melgarejo takımın zayıf halkası olarak çarpıyor, sağ bekteki Maxi defansif açıdan çok ofansif meziyetlerine sahip olunca, çok gol atmalarına rağmen savunmada çok pozisyon veriyorlar, çok iyi bir kaleci ye sahipler diyebiliriz bu sezon sayısız puanlar ve maçlar kazandırdı takımına. Taraftarlar tarafından Rei Artur ismi boşuna takılmadı. Bir çok avantajları olduğu gibi zafiyetleri de var tabi önde baskı ve pres yapan ve sahaya iyi dizilen ve parselleyen takımlara net şekilde zorlanıyorlar, top rakipteyken iyi kapanan bir takım değil. Ola, Salvio, Gaitan olsun savunmalarına hiç yardıma gelmiyorlar.


3. bölgede tehlikeli olan Benfica orta sahada çok büyük sıkıntılar yaşıyor. Matic’i kesinlikle Lazio maçında Hernanes’e yaptığımız gibi kilitlemeliyiz. Yerden ve geriden gelen oyuncuların yaptığı ortalara kesinlikle izin vermemeliyiz.

Fenerbahçe’nin bu sezon oynamış olduğu sistem yarı final yaptırdı ama Benfica gibi hücum silahları üst düzey olan takımla henüz karşılaşmadık o yüzden bu maçlarda kesinlikle daha çok koşan ve daha çok pas yapan bir takım olmalıyız. Rakibi beklemekten çok hataya zorlamalıyız. Garay çok ağır, Luisao yaşı ilerledi ve hantallaştı bunu kesinlikle değerlendirmeliyiz. İlk maçta Caner’in olmayışı bizim açımızdan çok büyük kayıp olabilir. Takımın son haftalardaki en formda ve en iyi kanat oyuncusu olması ne kadar büyük kayıpsa Benfica içinde Enzo Perez’in yokluğu büyük kayıp. Ligin ikinci yarısında Matic ile birlikte çok iyi ikili oluşturan bu oyuncu olmayacak. Sow santrafor oynarsa deplasmandaki maçta çok daha yararlı olur, Papiss Cisse’nin atamadığı golleri Sow atabilir.

Bize benzer şekilde Gökhan Gönül’ün ön direğe koşularının bir benzerini Benfica Luisao ile arka direk ile yapıyor ya da ceza sahası dışına uzun pasla uzaktan sut ile gol arıyorlar...
Gelelim bize bence turun en önemli iki oyuncusu olacak bizim adımıza 1.si Meireles. Benfica maçlarında muhteşem oynayan ve maçın adamı seçilen Raul’a çok büyük iş düşüyor. Bir diğeri de Salih. Topal ve Raul’a göre daha dikine ve daha yaratıcı olan Salih 180 dakika kesinlikle Aykut Hoca’nın ilk 11e yazması gereken ilk oyuncu. Bizim için, Emre’nin yokluğunda, Plzen maçındaki gibi boşlukları en iyi değerlendirecek isimdir. Egemen’in yükselen formu ve Yobo’nun tecrübesi ile son haftalarda çok iyi ikili olan bu iki stoperimize çok büyük iş düşüyor. Rodrigo-Lima gibi hareketli, dripling, kolay adam geçen, çabuk, hızlı adamlara kesinlikle dikkat etmeliyiz. Özellikle Yobo, Cardozo ile eşleşmesini beklediğim Egemen kesinlikle hem havadan hem yerden çok dikkatli olmalı. Bir diğer dikkatli olmamız konu, ceza sahası içi. Bu sezon ligde en çok penaltı kullanan takım Benfica (10 penaltı). Salvio-Gaitan gibi oyuncular en ufak temasta kendini yere bıkabilecek türde oyuncular.

İyi savunma yapmamıza rağmen Lazio maçında Lulic’ten yediğimiz gollerden Benfica çok atıyor. Gökhan ve Kuyt’tan çok Ziegler’e büyük iş düşecek. Çok az orta imkânı vermemiz gerek. Çok zor isimiz ama iyi bir strateji ile turu geçebiliriz. Turun anahtar kelimeleri; BASKI, PRES, BOL BOL PAS…
Devamını Oku »